Şifreleme yöntemi sayesinde yüksek güvenirlilik sağlayan blockchain (blok zincir) teknolojisi, kripto (şifreli) paraların yanında, kripto temelli ödeme ve para transferi çözümlerinin de önünü açtı.

Dünyanın 2008 ekonomik kriziyle sarsıldığı, insanların finansal sisteme olan inançlarını kaybettikleri günlerde, ortaya Satoshi Nakamota isimli biri çıktı. Yok, düşündüğünüz gibi değil! Bu isim, finansal sistemi kurtaracak süper kahraman değildi. Aksine, mevcut finansal sisteme alternatif sunuyordu. Önerdiği şey ise, blockchain (blok zincir) teknolojisine dayanan kripto para, Bitcoin’di.

İlk bakışta Japonca gibi gelen Satoshi Nakamoto ismi, aslında takmaydı ve gerçek kimliği bugüne kadar ortaya çıkmadı. Satoshi Nakamoto takma adının arkasında, bir veya birden fazla kişinin olduğu hep düşünüldü. Hatta kimileri, Satoshi Nakamoto’nun, Samsung, Toshiba ,Nakamichi ve Motorola’nın ortaklaşa Bitcoin üretimlerini gizlemek için kullandıkları paravan bir isim olduğunu iddia ettiler. İddia sahiplerinin dayanağı ise, Samsung ve Toshiba’dan kısaltmalarla Satoshi, Nakamichi ile Motorala’dan ise Nakamoto’nun türetilebileceği üzerineydi.

Satoshi Nakamoto ister bir kişi, ister grup olsun, gerçek olan, bugün gündemimizde olan kripto (şifreli) paraların atası olarak kabul edilen ‘Bitcoin’in mucidi olması. Satoshi Nakamoto’nun, 2008 Kasımı’nda genellikle şifreleme üzerine çalışanların takip ettiği “Cryptography Mailing List” ile Bitcoin protokollerini yayınlaması büyük yankı buldu. Kripto para kavramı, aslında ekonomistler arasında daha önce de tartışılmış, ancak hayat bulmamıştı. Satoshi Nakamato, 2009 yılında Bitcoin’ in ilk versiyonu üretti ve mail aracılığıyla bir araya getirdiği ekibi ile birlikte, 2010 yılına kadar Bitcoin’in geliştirilmesi üzerinde çalıştı, 2011’de ise “artık başka şeylerle ilgilendiğini” belirten bir mesaj atarak, sırra kadem bastı.

Blockchain (Blok zincir) teknolojisi şifrelemeye dayanıyor

Satoshi Nakamoto’nun internet sonrası en büyük buluş olarak anılan Bitcoin’i, blockchain, Türkçe ifadesiyle “blok zincir” teknolojisine dayanıyor. Blok zincir teknolojisi, işin uzmanı olmayanlar için karışık gelebilecek bir işleyişe sahip. Blok zinciri, anlamak için öncelikle P2P, yani “Peer to Peer” protokolünü anmak gerekiyor. Türkçe’ye ‘Eşten Eşe Bağlantı’ olarak çevrilen P2P, birden çok bilgisayarın veri paylaşımı sağlayabildiği bir depolama sistemi. Sistem, herhangi bir verinin tek tek değil, bir seferde milyonlarca bilgisayara gönderilmesi esasına göre çalışıyor. Bu durumda, veri tek bir merkezde değil, milyonlarca bilgisayar üzerinde depolanıyor. Bazı bilgisayarlar verinin tamamını, bazıları ise belli bir parçasını içeriyor. Veriyi elde etmek isteyen kişi, sistem tarafından bu veriyi çekebileceği en uygun bilgisayarlara yönlendiriyor. Ancak burada şifreleme (kriptolama) olmaması nedeniyle güvenli bir yapı söz konusu olmuyor. Bu şifrelemeyi sağlamak için, dağıtık kayıt defterleri (distributed ledger systems) adı verilen çözümler devreye giriyor. Blockchain (blok zincir) teknolojisi de bu çözümlerin farklı bir uygulaması. Blok zincir teknolojisinde, veriler bloklar halinde ele alınıyor ve yeni bir blok oluşturulduğunda bir önceki bloğun özeti alınarak birbirine ekleniyor ve sistem zincirleme birbirini tamamlıyor. Böylece, her blok oluşumunda önceki blokla ilişki kesilmiyor ve araya başkasının girememesi garanti altına alınıyor. Bu kriptolama yöntemi veri akışında yüksek güvenlik anlamına geliyor.

Kripto temelli ödeme sistemleri devreye girdi

Yüksek güvenlik sağlayan yapısıyla blok zincir teknolojisi ,sadece kripto parayla ilgili olmaktan çıkarak, artık günümüzde bankacılık, finansal hizmetler, telekomünikasyon gibi birçok alanda kullanılmaya başlandı. Bitcoin gibi kripto paralar, zamanla başka bir ekonominin temellerini atarken, blok zincir teknolojisi, kripto temelli ödeme çözümlerini ortaya çıkararak, yenilikçi yöntemlerin önünü açıyor. Kripto temelli ödeme çözümleri, kredi kartları veya diğer online ödeme sistemlerinden farklı bir mantıkla çalışıyor. Kart ya da hesap sahibinin onayı ve ardından alıcının parayı çekmesi üzerine kurulu var olan sistemin yerine, para sahibinin doğrudan alıcıya iletmesi şeklinde çalışıyor. Her türlü transferin kaydının tutulması, üstelik bu kayıtların tek bir merkez yerine, bir ağın tamamında tutulması da kayıtların güvenliğini arttırıyor. Bu da, blok zincir teknolojisini geleceğin ödeme ve para transferinin alt yapısını oluşturmaya aday gösteriyor.

Moka e-bülten üyeliği ile yeniliklerimizden haberdar olun.

Email adresinizi girerek e-bülten aboneliğinizi başlatabilirsiniz.