Mobil uygulamaların müşteri verilerini otomatik olarak depolama özelliği, firmaların tüketici davranışlarını takip ederek yeni pazarlama stratejileri oluşturmalarının yolunu açıyor.

İnsanların mesajlarını kontrol etmek, sosyal medyayı takip etmek ya da herhangi bir mobil uygulamayı kullanmak için akıllı telefonlarına günde kaç kez baktıklarını biliyor musunuz? Ortalama 221 kez.

Akıllı telefonların gün içinde bu kadar sık kullanılması, tüketicilere ulaşmak için her fırsatı değerlendirme peşinde koşan pazarlamacıların ve reklamcıların da iştahını kabartıyor haliyle. Bu nedenle mal ve hizmet pazarlamak için mobil mecraları nasıl kullanacaklarına kafa yoruyorlar.

Öte yandan mobil cihazların teknik özellikleri de yeni reklam ve pazarlama stratejileri geliştirme konusunda oldukça yardımcı. Örneğin, akıllı telefonların veri depolama ve konum bildiren GPS gibi özellikleri pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde yeni ufuklar açıyor.

Şu bir gerçek ki mobil cihazların günlük hayata bu derece nüfuz etmesi tüketici davranışlarını da zaman içinde değiştiriyor. Tüketiciler, mobil uygulamaların getirdiği kolaylıkları hızla benimsiyorlar ve yoğun olarak talep ediyorlar. Bu anlamda satış tarafındaki aktörlerin de rekabette geriye düşmemek için bu taleplere aynı hızla cevap vermesi gerekiyor. Müşterilerinin online alışveriş kalıplarını anlayıp akıllı telefonların pazarlama ve tanıtım için sunduğu avantajları fırsata çevirmeleri gerekiyor.

Bu anlamda, mobil ödeme sistemleri, hızlı ve basit olmalarının yanı sıra, müşteri bilgilerini kayıt altına alma özellikleriyle pazarlama stratejilerinin itici gücü. İşte size birkaç mobil pazarlama tekniği;

  1. Ödeme sürecini basitleştirerek müşteri çekmek: Mobil dünyanın temel unsuru; hız. Yeni tüketici profili de özellikle vakitten tasarruf edebildiği hizmetleri tercih ediyor. Uzun beklemeler tüketicilerin alışveriş hevesini kırıyor. Bu nedenle mobil ödeme sistemleri, para alışverişini hızlandırma ve basitleştirme özelliğiyle, pazarlama açısından cezbedici bir araç denebilir. Bir kahve dükkanı iseniz, sabah işe yetişme telaşında olan birisine, geliştirdiğiniz mobil uygulama üzerinden ödeme yapma ve dükkanınıza sadece kahvesini almak için girmesine olanak sağlama, herhalde müşteri gözünde sizi vazgeçilmez kılacaktır.
  2. Tüketici davranışlarını üzerinden pazarlama teknikleri geliştirmek: Tüketicilerin talebini anlamak için ne söylediklerinden çok ne yaptıklarına bakmakta fayda var. Mobil ödeme uygulamaları, verileri otomatik olarak kayda geçirdiği için tüketicilerin alışveriş kalıbını çıkarmak açısından büyük avantaj. Hangi ürünü ne kadar sıklıkla ve ne zamanlar satın aldıkları gibi bilgiler takip edilebiliyor. Örneğin, bir ürünün hafta sonları daha çok talep gördüğü ortaya çıkıyorsa, o iki gün boyunca söz konusu ürün rafların ön sıralarında sergilenerek daha kolay ulaşılır hale getirilebiliyor ya da müşteriye ‘ürünümüz tükendi’ dememek için stok takviyesi yapılabiliyor.
  3. Kampanyaları doğru kanalize etmek: Mobil ödeme sistemlerinin müşteri bilgilerini depolama özelliği, şirketlere indirim, hesaba ödül puanı yükleme gibi sadakat programlarının uygulanabilirliğini de kolaylaştırıyor. Bu tip kampanyalar, müşterinin marka ile kurduğu ilişkiyi derinleştirirken, alışverişe artı değer kattığı için tüketicinin daha çok ürün satın almasını sağlayarak iş hacminin artmasını tetikliyor. Müşteri bilgilerinin doğru analiz edilmesiyle birlikte kişiye özel indirim ve ödül kampanyaları uygulamak da mümkün oluyor. Yapılan bir kampanyanın ne kadar işe yaradığı ölçülebiliyor.

Öte yandan yapılan araştırmalar, tüketicilerin sadece ödül kazanmak istemediklerini, ayrıca kazandıkları puanları alışveriş sırasında tercihen POS makinelerinde kullanmak istediklerini gösteriyor. Mobil ödeme sistemleri, tüketicilerin bu talebine cevap verebilmeleriyle de pazarlama açısından bir adım öne çıkıyor.

Moka e-bülten üyeliği ile yeniliklerimizden haberdar olun.

Email adresinizi girerek e-bülten aboneliğinizi başlatabilirsiniz.