Tüketicilerin tercih ettiği alışveriş tarzı harcama kalıplarını da belirliyor. Mobil ödeme sistemleri, veri depolama özellikleriyle tüketicilerin harcama davranışlarını izlemek için önemli bir fırsat sunuyor.

Harcama kalıpları üzerine çalışan davranış bilimciler, tüketicilerin geçmiş dönemde yaptıkları harcamaların, planladıkları yeni alışverişlerde karar alma süreçlerini etkilediğini öne sürüyorlar.

Davranış bilimcilerin bir diğer iddiası da, yakın zamanda satın aldıkları ürünleri hatırlasalar da, tüketicilerin o ürün için tam olarak ne fiyat ödediklerini akıllarında tutamadıkları yönünde. Bilim insanları, bu ve buna benzer konulardaki tezlerini saha araştırmalarıyla destekliyorlar.

İşte, digital çağın yarattığı yeni ödeme sistemlerinin veri depolama özelliği, tüketici davranışlarını takip etmek için ihtiyaç duydukları saha araştırmalarının en detaylısını zahmetsizce onlara sunuyor. Üstelik bu fırsat, sadece bilim insanları için değil, pazarlamacılar ve reklamcılar için de geçerli.

Günümüz alışveriş dünyasında üç tip tüketici var

Alışveriş biçimleri üzerinden yapılan araştırmalara göre, günümüz tüketicileri, ‘online’, ‘digital’ ve ‘geleneksel’ olarak üçe ayrılıyor. Her grubun kendine özgü harcama alışkanlıkları ve talepleri var.

Örneğin, ‘online’ tüketiciler bir ürünü satın almadan önce arama motorları vasıtasıyla internet üzerinden inceliyorlar, onunla ilgili yorumları okuyorlar ve alışverişlerini akıllı cihaz uygulamaları üzerinden tamamlamayı tercih ediyorlar. Ürünle ilgili beğenileri ya da herhangi bir şikayetleri varsa bunu her platforma dile getiriyorlar.

‘Dijital’ tüketiciler de, ürün ile ilgili araştırmalarını internet üzerinden yapıyorlar, ancak satın almayı daha çok online alışveriş sitelerinden ya da mağazalardan yapma eğilimindeler. Şikayet ve beğenilerini ise markayla paylaşmakla sınırlı tutuyorlar.

‘Geleneksel’ tüketiciler ise, alışverişlerini mağazadan yapmayı ve satıcılarla yüz yüze gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar. Ürünle ilgili görüşlerini genellikle aileleriyle ve arkadaşlarıyla paylaşıyorlar.

‘Geleneksel’ tüketicilerin, alışverişlerinde mobil cihazları kullanma konusunda güvenlikle ilgili kaygıları var. ‘Dijital’ ve ‘online’ tüketiciler ise online alışverişlerdeki güvenlik risklerinin farkındalar, ancak kolaylık ve zamandan tasarruf, onları bu kaygılarını bir kenara itmelerine neden oluyor.

‘Geleneksel’ tüketicilerin ödeme konusunda talepleri sınırlı. Tercihleri daha çok nakit ve kartla ödeme. Mobil ödeme sistemlerinden uzak duruyorlar. ‘Online’ ve ‘dijital’ tüketiciler ise, mobil ödeme uygulamalarını kullanmaya yatkınlar. Ancak burada hız, basitlik ve güvenilirlik arıyorlar. Özellikle kişisel bilgilerinin saklı kalması konusunda hassaslar. Ayrıca ödeme çözümlerinde bol seçenek sunan firmaların ürünlerine talep gösteriyorlar.

Satıcılar ve ödeme çözümü üreticileri birlikte çalışmalı

Bu anlamda satıcılar, tüketicilerin talepleri doğrultusunda, her kanalda pazarlama yapmaya, ödeme seçeneklerini çeşitlendirmeye ve güvenlik kaygılarını en aza indirgeyen çözümlere ulaşmaya çalışıyorlar. Öte yandan, mobil ödeme sistemleri üzerinden topladıkları verileri pazarlama stratejileri geliştirmek için kullanmanın yollarını arıyorlar. Çünkü müşteri profilleriyle ilgili verilerin derlenmesi ve analiz edilmesi, tüketicilerin marka ile bağlarını güçlendirecek sadakat programları gibi katma değer yaratan hizmetlerin devreye sokulmasına imkan veriyor.

Öte yandan, bu konuda ödeme çözümü üreticisi firmalara da görevler düşüyor. Mobil ödeme sistemlerini, tüketiciler özelinde veri toplama fonksiyonun yanı sıra, daha geniş demografik grupların tüketim davranışlarını anlamaya yarayacak bilgilere de ulaşabilecek şekilde düzenlenmeleri gerekiyor. Ayrıca, alışveriş sürecinde tüketicilerin kullandığı her kanaldan elde edilen verileri entegre eden, departmanlar arası veri paylaşımını sağlayan, esnek sistemler geliştirmeleri de beklentiler arasında.

Moka e-bülten üyeliği ile yeniliklerimizden haberdar olun.

Email adresinizi girerek e-bülten aboneliğinizi başlatabilirsiniz.