Türkçe’ye kişisel alan pazarlaması olarak çevrilebilecek olan proximity marketing, müşterilerin belirlenen bir alana girdiği anda firmalar tarafından pazarlama amaçlı mesajlarla uyarılmasıdır.

Mağazaların olduğu bir caddede yürüdüğünüzü hayal edin, telefonunuza beğendiğiniz bir ayakkabı markasının, size özel bir indirim yaptığına dair bir mesaj geliyor. Hem de indirim için gereken referans numarasıyla birlikte. Kafanızı kaldırıyorsunuz. Mağazanın önündesiniz. İçeri girmez misiniz?

İşte buna proximity marketing, ya da Türkçe ifadesiyle, kişisel alan pazarlaması deniyor. Kişisel alan pazarlaması, en basit ifadeyle, firmaların müşterilere belirlenen bir alana girdikleri anda, pazarlama amaçlı otomatik mesaj göndermesi olarak açıklanabilir.

Bu yeni nesil pazarlama yöntemi için kullanılan konum belirleme, Near Field Communication / Yakın Alan İletişimi (NFC), Global Positioning System/ Küresel Konumlandırma Sistemi/ GPS, Radio Frequency Identification /Radyo Frekanslı Tanıma (RFID) veya Bluetooth Low Enerji/ Düşük Enerjili Bluetooth (BLE) gibi kablosuz iletişim teknolojileri sayesinde gerçekleştirilebiliyor.

Beacon’larla gelen pazarlama devrimi

Ancak, Apple’ın 2013 yılında küçük boyutlu veri değişimlerinde kullanılan BLE protokolü üzerinden geliştirdiği ve konum bilgisi sağlayan beacon adını verdiği işaret cihazlarını dünyaya tanıtmasıyla birlikte, proximity marketing alanında genellikle beaconlar kullanılmaya başlandı.

Beaconları, GPS’lerden ayıran en büyük özellik, tam konumdan ziyade, Beacon vericisine yakın olunan yeri tespit edebilme özelliği taşımaları. Ve daha önemlisi, diğer kablosuz iletişim cihazlarına göre daha düşük enerji kullanmaları. Öyle ki, yıllarca bir saat piliyle çalışabilecek ve ürünlere gömülebilecek şekilde dizayn edilebiliyorlar.

Beacon, İngilizce’de deniz feneri demek. Sinyal gönderme özellikleri dolayısıyla beacon olarak adlandırılan bu sistemler, saniyenin onda biri gibi bir zaman dilimi içinde düzenli olarak radyo sinyalleri yayıyorlar. Nesnelerin internetinin temelini oluşturan, cihazların birbirleriyle iletişime geçebilme ve aksiyon alabilme özelliği esasına göre çalışan beaconlar, bluetooth donanımına sahip akıllı telefon gibi bir mobil cihaz menziline girdiği anda onu görebiliyor ve özel bir bağlantı kurduğu cihaza pazarlama mesajını içeren veri iletimini aktararak, onu harekete geçiriyor.

Doğru kişiye, doğru zamanda mesaj

Pazarlamanın her türlüsü, kişisel alan pazarlaması da dahil, potansiyel müşterinin gerçek müşteriye dönüştürülme işlemidir. Pazarlamada süreç, malınıza ya da verdiğiniz hizmete ilgi duyan tüketicinin belirlenmesiyle başlar. Tüketicilerin ilgisini öncelikle, mal veya hizmetiniz hakkında farkındalık yaratarak çekersiniz.

Bir kere farkındalık yarattıktan sonra, bir sonraki hedef; mal ve hizmetinizi almaya zorlamadan, tüketiciyi müşteriniz olmanız halinde ne tür faydalar sağlayacağı konusunda ikna etmektir. Bu süreç, potansiyel müşteri büyütme olarak adlandırılır. Bu aşama, hangi tüketicinin gerçek alıcı olmaya aday potansiyel müşteri olacağını anlayabildiğiniz yerdir.

Potansiyel müşteri zaten bir teklife açıktır. Bu noktada, ona rakiplerinizden niye daha iyi olduğunuzu anlatmanız gerekir. Bu, değerlendirme aşamasıdır. Sizin en iyi olduğunuza ikna olduğu taktirde, söz konusu potansiyel müşteriyi gerçek alıcı haline getirebilirsiniz. Buna da dönüştürme denir.

Proximity marketing/ kişisel alan pazarlaması, bu aşamaları başarıyla geçmenize yardımcı olur. Çünkü bu yöntem, doğru tüketiciye doğru zamanda, doğru mesajı vermek için en iyi yollardan biridir.

Yapılan araştırmalar, beacon temelli pazarlamanın, klasik sosyal medya kanallarının kullanılmasından daha fazla etki alanına sahip olduğunu gösteriyor. Nitekim, beacon temelli pazarlama da giderek gelişiyor ve yaygınlaşıyor. Beacon temelli pazarlama teknolojisinin 2025 yılında toplam boyutunun 25 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor.

Moka e-bülten üyeliği ile yeniliklerimizden haberdar olun.

Email adresinizi girerek e-bülten aboneliğinizi başlatabilirsiniz.