90’lı yılların sonunda doğan Z kuşağı, 2020’lerden itibaren hızla en büyük tüketici grubu haline gelecek. Teknolojinin içine doğan bu kuşak için, finansal hizmetlerinin hızlı ve basit olması önemli.

Kısa bir dönem önce, gençler arasında ayakkabı bağcıklarını bağlamama modası yaygındı. Ergenliğe yeni adım atmış bu gençlere, ‘Neden ayakkabını bağlamıyorsun?’ diye sorduğunuzda, cevapları; ‘Kim uğraşacak abi!’ olurdu. Herşeyi usülüne uygun yapmayı öğrenmiş biri için, böylesi bir cevap, rahatlıkla ergen üşengeçliği ya da laubaliliği olarak görülebilirdi.

Ancak bugün, o gençlerin aslında ayakkabı bağlamakla bile vakit kaybına tahammülü olmayan bir nesli temsil ettiklerini öğreniyoruz. Sosyal bilimciler, onları Z kuşağı olarak adlandırıyorlar. 90’lı yılların sonuna doğru doğan Z Kuşağı çocukları, 60’lı yıllarda doğan X ve 80’li yıllarda hayata gözlerini açmış Y Kuşağı’na göre, yaşam tarzları, beklentileri ve eğilimleriyle oldukça farklılar.

Z kuşağı bugün, dünya nüfusunun yüzde 25’ni oluşturuyor ve 2020’li yıllardan itibaren de artan bir ivmeyle en büyük tüketici konumuna gelecekler. Satın alma gücünü diğer nesillerden devralmaya hazırlanan Z kuşağının talepleri, iş ve finans dünyasını şimdiden şekillendirmeye başladı bile. Kendiliğinden bağcıklı ayakkabılar üretildi zaten. Bu nedenle, Z kuşağını tanımak, geleceğin müşteri kitlesinin ne istediğini anlamak açısından önemli.

Teknolojinin içine doğan çocuklar

Şüphesiz Millenyum ve Z Kuşağı’nı diğer nesillerden ayıran en büyük özellik; teknolojinin içine doğmuş olmaları. Z Kuşağı’nın başlangıcı sayılan 1997 yılının, Google arama motorunun hayatımıza girdiği yıl olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Bu kuşağın çocukları bilgi yoğun ve yüksek hızlı internet çağında büyüdüler. Öte yandan, yoğun bilgiyi hızla filtreleme kabiliyetine de sahipler. Z kuşağının dikkat süresi ortalama 8 saniye. O nedenle, internet üzerinden verilen herhangi bir hizmet, yavaş ve karmaşık ise hemen o uygulamayı terk ediyorlar.

Temassız ödeme seçeneği Z Kuşağı’nın tercihi

Kuyruklarda beklemeyi, mağazaların açık saatlerini kollamayı sevmedikleri için, 7 gün 24 saat avantajı nedeniyle online alışverişi tercih ediyorlar. Nakit para kullanmaktan hoşlanmıyorlar. Yapılan araştırmalar Z kuşağının sadece 30’unun nakit taşıdığını gösteriyor. Kart kullanmayı da gereksiz buluyorlar, çünkü banka şubesine gitmek, bir dizi bürokrasi ile uğraşmak onlar için zaman kaybı.

O nedenle, akıllı telefonları üzerinden alternatif ödeme yöntemlerini kullanıyorlar. Mobil ve temassız ödeme sistemlerinin kullanımı onlarla birlikte hızla büyüyor. Anında para transferi istiyorlar, bu nedenle gerçek zamanlı para transferiyle ilgili uygulamalar onlardan gelen talep dolayısıyla gelişiyor.

Her dakika aileleriyle ve arkadaşlarıyla bağlantı halindeler. Ancak e-posta kullanımını eski bir yöntem olarak görüyorlar, çünkü onlar sohbet insanları. Finansal ya da ticari hizmetlerle ilgili herhangi bir bilgiye telefon ya da sohbet odalarını kullanarak ulaşmayı tercih ediyorlar.
Birçoğu, 2008 krizinden sonra dünyada yaşanan ekonomik durgunluk döneminde büyüdükleri için tutumlular. Finansal anlamda muhafazakarlar. Daha az harcıyorlar, daha az borçlanıyorlar. Tüketim kararlarını verirken içgüdüsel değiller, bilgi ağırlıklı hareket ediyorlar. Ancak bilgiye hızlı ve verimli ulaşmak istiyorlar.

Akıllı cep telefonları onlar için vazgeçilmez. Haftada bir yeni bir uygulama indiriyorlar. Karışık ve uzun içerikli uygulamalardan hoşlanmıyorlar. O nedenle seçiciler ve amaçlarına uygun en iyi mobil uygulamayı hızla bulabiliyorlar.

Moka e-bülten üyeliği ile yeniliklerimizden haberdar olun.

Email adresinizi girerek e-bülten aboneliğinizi başlatabilirsiniz.